Hamilelik

Özay @ozay

Lansinoh ürünleri müşteri yorumları

‘Lansinoh bana her zaman güven verdi’

Çalışma hayatına geri dönen annelerin en büyük destekçisi Lansinoh, ürünleri ile anne sütünün devamlılığını sağlamaya yardımcı oluyor.

Annelerin güvendiği markalardan olan Lansinoh, emzirmeye yardımcı ürünleri ile (alışan annelerin de her zaman yanında. Lansiııolı markasını tercih cdcıı annelerden... Devamını gör

‘Lansinoh bana her zaman güven verdi’

Çalışma hayatına geri dönen annelerin en büyük destekçisi Lansinoh, ürünleri ile anne sütünün devamlılığını sağlamaya yardımcı oluyor.

Annelerin güvendiği markalardan olan Lansinoh, emzirmeye yardımcı ürünleri ile (alışan annelerin de her zaman yanında. Lansiııolı markasını tercih cdcıı annelerden biri de iki çocuk annesi ve ayııı zamanda da bir Amerikan ıııedikal firmasının İş liirimi Yöneticisi İrem Durukaıı. Lansinoh ürünlerinin kendisine giivcn vermesi ve iş seyahatlerinde bile yanından ayırmayacak kadar pratik olması bu markayı tercih etmesinin nedenlerinden sadece birkaçı. İşte İrem Durukaııin Lansinoh ile tanışma öyküsü…

Anne olmaya nasıl karar verdiniz?

Anne olmaya, hem bedensel hem de fiziksel açıdan hazır olduğum bir dönemde karar verdim.

Bebeklerinizi kucağınıza aldığınızda neler hissettiniz?

Büyük oğlum Ali’yi ve ikinci oğlum Efe’yi normal doğumla dünyaya getirdim. İkisini de doğal yolla kucağıma almam, o anı çok daha özel ve duygusal yaptı.

îş hayatına geri dönmeden önce ne gibi hazırlıklar yaptınız?

İş hayatına ilk oğlum Ali’de 3 aylıkken, Efe’de ise 5 aylıkken döndüm. İlk günden itibaren Lansinoh 2’si 1 Arada Göğüs Pompası ile sütümü sağarak stokladım. Lansinoh hem süt saklama poşetleri hem de göğüs pompası ile bana her zaman çok güven verdi.

Emzirme sürecinizi anlatır mısınız?

Efe şu anda 9.5 aylık, hala anne sütü almaya devam ediyor. Benim mobil bir çalışma ortamım var. Bazen dışarıda toplantı sırasında veya yolculuk esnasında (bu uçak bile olabiliyor) sütümü sağmam gerekebiliyor. Bu nedenle evden çıkarken her zaman yanımda göğüs pompam, süt saklama poşetlerim ve buz kabım var. Belirli zaman aralığında sütümü sağıp aynı zamanda iş hayatıma devam edebiliyorum.

Çocuk ve iş arasında nasıl denge kuruyorsunuz?

Bazen çocuklarıma yeterli vakit ayıramamaktan sıkıntı duysam da; çalışan, üreten annelerin çocuklarıyla daha pozitif ve kaliteli zaman geçirdiklerine inanıyorum.

Bebek ürünleri alırken dikkat ettiğiniz noktalar neler?

Bebek ürünlerinde zararlı maddelerin olmadığı ve kullanışlı olan, kaliteli ve bilinen markaları almaya dikkat ediyorum.

Lansinoh markasıyla nasıl tanıştınız? Lansinoh markası ile ilk oğlum Ali’nin doğumunda tanıştım. Emzirme sürecinin o çok acılı dönemini Lansinoh HPA Lanolin Göğüs Ucu Kremi ve göğüs pedlerini kullanarak daha kolay atlatmıştım. Efe’nin doğumuyla Lansinoh 2’si 1 Arada Elektrikli Göğüs Pompası ve Süt Saklama poşetlerini kullanmaya başladım. Ayrıca göğüs pompasının içinden çıkan Lansinoh Biberon Emziği’ni, Efe çok kolay kabul etti ve emmeyi de bırakmadı.

Lansinoh’u tercih etmenizin sebebi nedir? Lansinoh. bebek ürünleri arasında en güvenilir markaların başında geliyor. Anne ve bebek arasındaki en özel bağ olan emzirme döneminde, ürünleriyle annelere çok destek oluyor.

Kullandığınız ürünler neler?

HPA Lanolin Göğüs Ucu Kremi, Göğüs Pedleri, 2’si 1 Arada Göğüs Pompası, Saklama Poşeti ve son olarak Natural Wave
Biberon ile bebeğim de ben de anne sütü alımı sürecinde güvendiğimiz; bu markayla yolumuza devam etmekteyiz.

Lansinoh ürünlerinin kullanım kolaylığı açısından size sağladığı faydalar neler? Lansinoh 2’si 1 Arada Göğüs Pompası’m hazırlamak çok rahat, aynı şekilde temizlemesi de. Her iki göğüsten aynı anda süt sağmaya olanak tanıyarak minimum zamanda maksimum anne sütü sağlıyor. Uyarı ve sağım fazları var. bebeklerin doğal emme ritmini taklit ederek kolay ve etkin sağım imkanı sunuyor. Hızlı ve düşük emme gücüyle memeyi anne sütü üretimi için uyarıyor. Sonrasında da sağdığım sütü poşete çok kolay şekilde doldurup buzluğa koyuyorum. Efe’ye bu sütler Lansinoh NaturalVVave Biberon ile veriliyor. Benim emzirmeyi devam ettirmemdeki en büyük yardımcım Lansinoh Biberon’dur. Çünkü Lansinoh Biberon’dan bebekler, anne memesinden beslendiği teknikle besleniyor. Dolayısıyla Efe emmeyi bu biberon sayesinde terk etmedi.

Anne-babalara tavsiye eder misiniz?

Lansinoh ürünlerini kullandıktan sonra birçok anne adayına ve doğum yapmış arkadaşıma aldırttım. Ürünlerin güvenirliği, kalitesi ayrıca yedek parça temininin kolaylığı Lansinoh ürünlerini tercih etmek için yeterli.

Özellikle kullanmaları için gerekli nedenlerinizden biri nedir?

Ürünlerin bebeklere ve anneye zararlı maddeler içermemesi, özellikle BPS kullanılmadığını sadece Lansinoh’ta gördüm. Kullanım kolaylığı, emzirmeyi destekleyen ürünleri olması, güven vermesi, satış sonrası desteğinin kalitesi ve hızı, annelerin kullanmaları için gerekli nedenlerin başında geliyor.

Beğen Paylaş Favori Yorum yap
Özay @ozay

Hamilelerde bahar yorgunluğu…

Son zamanlarda kendinizi sürekli halsiz hissediyorsanız bunun nedeni sadece hamileliğiniz değil bahar yorgunluğu da olabilir.

gneşin kendini gösterdiği, kah sıcak kah soğuk geçen bahar günleri, yorgunluk hissinin yanı ¿ıra duygusal iniş-çıkışları da beraberinde getiriyor. Reem Nöroloji Merkezi ’nden Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, mevcut ani sıcaklık... Devamını gör

Son zamanlarda kendinizi sürekli halsiz hissediyorsanız bunun nedeni sadece hamileliğiniz değil bahar yorgunluğu da olabilir.

gneşin kendini gösterdiği, kah sıcak kah soğuk geçen bahar günleri, yorgunluk hissinin yanı ¿ıra duygusal iniş-çıkışları da beraberinde getiriyor. Reem Nöroloji Merkezi ’nden Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, mevcut ani sıcaklık değişikliklerinin vücut savunmasını çökerttiğini ve bir yandan da psikolojik direnci düşürdüğünü söylüyor. Baş ağrıları, gün ortalarında gelen yorgunluk, uyku ihtiyacı, günlük işleri yapmakta isteksizlik gibi şikayetlerin de bahar yorgunluğunun belirtileri arasında yer aldığını belirtiyor. Hormonların etkisiyle bu tür belirtileri zaten yaşayan anne adayları da bahar yorgunluğundan herkesten daha fazla etkilenebiliyor.

İşte anne adaylarının bu süreçte dikkat etmesi gerekenler…

Nedir bu bahar yorgunluğu, neden bu kadar etkileniyoruz?

Baharla birlikte havadaki elektrik yükü artar. Bu nedenle pozitif ve negatif yüklü iyonların artış göstermesi, kişinin hem bedensel hem ruhsal dünyasında olumlu veya olumsuz değişikliklere neden olur. Pozitif iyonlann artması sonucu vücuda canlılık, zindelik gelirken kişinin ruhsal dünyasına da mutluluk, neşe, sevinç gelir. Dolayısıyla negatif iyonların da artması sonucu vücutta yorgunluk, halsizlik gibi etkiler, gerginlik, stres ve kaygıyla baş etme zorluğu ve karamsarlık görülür. Bunun yanında bazı hormonların ışık dengesiyle ilişkisi vardır. Sadece karanlıkta salgılanan hormonların yanında güneş ışığıyla gelen aydınlıkla hormon seviyesindeki artışın, mutlu neşeli hissetmekle alakalı olduğu bilinir. Bahar yorgunluğu bir hastalık olarak tanımlanır ve bu nedenle önceden kişinin önlem alması gerekir. Önlem alınmazsa bahar yorgunluğu kronik yorgunluk sendromuna ve hatta depresyon gibi rahatsızlıklara dönüşebilir.

Hamilelikte egzersiz yapmak bahar yorgunluğuna iyi gelir

Güneş ışınlarının dünyaya dik olarak gelmeye başlamasıyla denizlerde buharlaşma miktarı artar, bu da havadaki nem oranını artırır. Yaz mevsiminde de kimi zaman nemin yüksek olması nedeniyle bunaltıcı bir hava yaratır. Ama baharın ilk zamanlarında bu yorgunluk hissedilmesinin asıl nedeni, mevsimsel geçiş sürecine vücudun ayak uyduramamasıdır. Çünkü havadaki yüksek neme bağlı olarak vücuttaki nem miktarı da artar, ama havalar yazın olduğu gibi sıcak olmadığı için de vücut bu nemi terleyerek atamaz, bu durumda kendisini korumak için damarlar büzülür ve kan akışı düşer. Kanın düşmesi ile vücuda daha az oksijen gittiği için de bir yorgunluk ve halsizlik hissiyatı oluşur. Özellikle hamileliğin son dönemlerinde yeterli egzersiz yapılamaması nedeniyle ter ahlamaması, bahar yorgunluğunun daha yoğun hissedilmesine neden olur. Diğer taraftan bazı kişiler de kış mevsiminden güneşli günlere geçince kendilerini daha enerjik, pozitif ve canlı hissederler. Hatta bu kişilerin enerjileri fazla olduğu için işe konsantre olamazlar ve dikkatlerini veremezler ve enerjilerini de dengeleyemezler. Kişilerin ruhsal yapıları, yaşadıkları durumlara karşı farklı bedensel tepkiler göstermelerine zemin hazırlar. Ortalama iki hafta süren bu etkiler hastalık olarak kabul edilmese de; bazı kişilerin aile hayatını, sosyal ilişkilerini ve iş performansını olumsuz derecede etkiler. Büyük şehirlerde yaşayanlar, stresli ortamlarda çalışanlar, yoğun bir iş temposu olanlar bu durumdan daha fazla etkilenir.

Önleminizi alın

+ Vücut direncinin artması ve yorgunluk hissinin giderilmesi için vitamin ve besin destek ürünlerinin alımı önem taşıyabilir. v Havadaki dengesizlikler yüzünden vücudun su oranındaki bozulmalar için bol su içilebilir.

+ Hem bedensel hem ruhsal dünyası için düzenli, kaliteli uyku ve dinlenme düzenlenebilir.

+ Vücudun en çok ihtiyaç duyduğu egzersizlerdir. Düzenli bir şekilde yapıldığı takdirde hem bedendeki halsizlikten hem stresten hem de olumsuz düşüncelerden kurtulmayı sağlar.

+ Vücut enerjisi doğru şekilde kullanılmalıdır, sık sık molalar vermek odaklanmadaki problemleri azaltabilir.

+ Film, kitap ve zevk alman aktivitelerde bulunmak her şeyi yapmadaki isteksizlikle başlayan o döngüyü kırmaya yardımcı olabilir.

+ Hamilelik döneminde bahar yorgunluğunu gidermek için besin ve vitamin destek ürünlerinin alımı büyük önem taşır. Paketli hazır gıdalar yerine taze sebze ve meyve tüketimine özen gösterilmelidir. Sadece bahar aylarında değil kış aylarında da eksik olan vitaminlerin düzenli olarak alınması, bahar yorgunluğunu fazla hissetmeden o dönemin geçirilmesine yardımcı olur.

Bahar aylarında hamilelikle birlikte yorgunluk hissi artar

Hamileler bahar yorgunluğunu, diğer kişilerden 2-3 kat daha fazla yaşar. Bunun nedeni hem bahar mevsiminden kaynaklanan hem de hamileliğin oluşturduğu yorgunluğun bir araya gelmesidir. Bu dönemde hamilelerin hissettiği aşın yorgunluk, ağırlıklı olarak hormonlardan kaynaklanır. Anne adaylarında hamileliğin ilk dönemlerinde görülen yorgunluk, genellikle hamileliğin devamını sağlayan hormon seviyelerindeki yükselmelerle ilgilidir. Bununla birlikte hamilelikte sıklıkla görülen kansızlık, tiroid hormon eksikliği gibi hastalıklar da varsa bu süreç biraz daha ağır seyredebilir. Anne adayı, içine girdiği yeni sürecin psikolojik etkileriyle de kendini normalden daha fazla bitkin, halsiz, isteksiz, uykuya meyilli ve belki de normalden fazla sinirli hissedebilir.

Çalışan annelerde bahar yorgunluğu

Çok stresli iş hayatının içinde bulunmak, zamanla yarışmak, hem iş hayatını hem de evi yönetmek, çocuk yetiştirmek, çalışan anne olmanın sorumlulukları… Tüm bunlar bahar yorgunluğundan çıkamamaya sebep olabilir. Ve bu yorgunluğun uzun sürmesine yol açabilir. Bahar yorgunluğu uzun sürüyor ise altta yatan birçok sebep olabilir. Ayrıca kaygı, telaş, uyku bozuklukları, asabiyet ve dikkatsizlik gibi belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa, mutlaka profesyonel yardım alınmalıdır. Bahar yorgunluğuna bağlı depresyon tedavi edilmediği takdirde kronik bir tabloya dönüşebilir. Bunun yanı sıra bahar yorgunluğu nedeniyle yaşanılan sıkıntılar, başka bir psikiyatrik hastalığın da habercisi olabilir. Özellikle ailede psikiyatrik rahatsızlığı olan başka bireyler varsa daha dikkatli olunmalıdır.

“MEVSİM GEÇİŞLERİ, PSİKOLOJİK DİRENCİ DÜŞÜRÜYOR”

Normalde kış aylarında insan vücudu mevsim ortalamalarındaki sıcaklığa alışır. Bahar ise artık kış ortalamalarının üzerindeki bir sıcaklık derecesine girildiği mevsimi oluşturur. Baharın gelmesi, yaza doğru artan ortalama hava sıcaklıkları demek olur. Bu süreç, düzensiz bir sıcaklık artışı ile seyreder. Araya, ani sıcaklık yükselişleri, düşüşleri, yağışlar girer. Bu durumda, henüz daha kışın yorgunluğu atılmadan bahara ve ısı değişikliklerine maruz kalan vücut uyumda zorluk çeker. Mevcut ani sıcaklık değişiklikleri, vücut savunmasını da çökertir. Ayrıca psikolojik direnci de düşürür. Bahar aylarında gribal enfeksiyonların patlama yapması, depresyon tablolarının ve bipolar bozukluk ataklarının sıklaşması bu nedenledir.

Beğen Paylaş Favori Yorum yap
Özay @ozay

KANSER TEDAVÎSÎ HAMÎLE KALMAYA ENGEL DEĞÎL

Kanser tedavisi genellikle üç şekilde yapılıyor; cerrahi, kemoterapi, radyoterapi. Kemoterapi ve radyoterapi erkekte testislere, kadında rahim ve yumurtalıklara etki ederek kısırlığa sebep olabilir. Ergenliğe erişmiş bir erkek kanser tedavisi başlamadan önce sperm dondurarak ileride çocuk sahibi olabilir. Ergenlikten önce ise henüz sperm üretimi olmadığından; bu durumda... Devamını gör

Kanser tedavisi genellikle üç şekilde yapılıyor; cerrahi, kemoterapi, radyoterapi. Kemoterapi ve radyoterapi erkekte testislere, kadında rahim ve yumurtalıklara etki ederek kısırlığa sebep olabilir. Ergenliğe erişmiş bir erkek kanser tedavisi başlamadan önce sperm dondurarak ileride çocuk sahibi olabilir. Ergenlikten önce ise henüz sperm üretimi olmadığından; bu durumda testisten biopsi yapılarak alınan doku saklanır. Kadınlarda ise yumurta dondurma ya da döllenmiş yumurta (embriyo) dondurma seçenekleri var. Ergenlik çağma ulaşmamış kız çocuklarında da yumurtalık dokusu dondurmak onları gelecekte anne yapmaya ve menopozu geciktirmeyi mümkün kılar.

Beğen Paylaş Favori Yorum yap
Özay @ozay

TÜP BEBEKLE HAMİLE KALDIM, MUTLAKA SEZARYENLE DOĞUM YAPTIRMALIYIM

YANLIŞ! Tüp bebek hamilelikleri risklidir ve mutlaka sezaryen ile doğmalıdır düşüncesi yanlıştır. Riskli hamilelikler anne ya da bebeğe bağlı çeşitli nedenlerle; örneğin annenin hipertansiyon, diyabet gibi sistemik hastalıkları, ileri anne yaşı (40 ve üstü), erken doğum ya da çoğul hamilelikten olabilir. Normal giden ve tek bir bebek olan hamilelik sadece tüp bebek ile oluştu diye yüksek riskli olmaz. Diğer tüm hamileler gibi uygun hallerde ve istenirse normal doğum yapılabilir.

Beğen Paylaş Favori Yorum yap
Özay @ozay

Tüp bebek yaptırırsam genelde ikiz veya üçüz bebeğim olur

YANLIŞ! Ülkemizde uygulamada olan Yardımcı Üreme Teknikleri Yönetmeliği’ne göre 2 taneden fazla embriyo transfer edilmesi yasaktır. Tek embriyo verildiğinde ikiz hamilelik olma şansı (tek yumurta ikizliği) oldukça azdır. 2 embriyo verildiğinde ise ikiz hamilelik (çift yumurta ikizliği) yaklaşık üçte 1 oranındadır. Çok nadiren 2 embriyo verildiği halde 3 hatta 4 bebek... Devamını gör

YANLIŞ! Ülkemizde uygulamada olan Yardımcı Üreme Teknikleri Yönetmeliği’ne göre 2 taneden fazla embriyo transfer edilmesi yasaktır. Tek embriyo verildiğinde ikiz hamilelik olma şansı (tek yumurta ikizliği) oldukça azdır. 2 embriyo verildiğinde ise ikiz hamilelik (çift yumurta ikizliği) yaklaşık üçte 1 oranındadır. Çok nadiren 2 embriyo verildiği halde 3 hatta 4 bebek oluşabiliyor; verilen embriyolardan birisi, bazen de ikisi birden bölünerek tek yumurta ikizliğine dönüşebiliyor. Çoğul hamilelik sevimli gibi görünse de riskli sayıldığından transfer edilecek embriyo sayısına doktor ve hastanın birlikte karar vermesi gerekir. Transfer edilmeyen embriyolar dondurularak 5 yıl saklanabilir.

Beğen Paylaş Favori Yorum yap
Özay @ozay

Mutlaka sol yanıma yatmalıyım

YANLIŞ! Hamilelik sürecinde eşini nöbetçi gibi görevlendirip sol yanına yatmasını gözetletenler bile olabiliyor. Oysa böyle bir şeye hiç gerek yok. Rahat uyku uyuyabildiğiniz her pozisyonda yatabilirsiniz. Bebek büyüdükçe ağırlığı artan rahim bebeğe kan taşıyan ana damarlara basınç yapabilir. Aynı damarlar anne kalbine ve beynine de kan tedarik eder. Eğer damarlar kan taşıyamayacak kadar baskı altında kalırsa anne uyanıp yatış pozisyonunu değiştirecek, bebek de etkilenmeyecektir.

Beğen Paylaş Favori Yorum yap
Özay @ozay

HAMİLELİK SIRASINDA KÖY YUMURTASI TÜKETMELİYİM

YANLIŞ! Hamilelik sırasında zehirli maddelerden kaçınmak için köylerden süt, peynir ve et alınması veya balık tüketmekten kaçınılması gerektiği düşünülür. Oysa kontrolsüz tavuk eti ve köy yumurtası da tehlikeli olabilir, tüberküloz bile bulaşabilir. Pastörize edilmemiş süt ve ürünlerinden brusella, tifo gibi çok tehlikeli hastalıklar kapılabilir. Yeni... Devamını gör

YANLIŞ! Hamilelik sırasında zehirli maddelerden kaçınmak için köylerden süt, peynir ve et alınması veya balık tüketmekten kaçınılması gerektiği düşünülür. Oysa kontrolsüz tavuk eti ve köy yumurtası da tehlikeli olabilir, tüberküloz bile bulaşabilir. Pastörize edilmemiş süt ve ürünlerinden brusella, tifo gibi çok tehlikeli hastalıklar kapılabilir. Yeni sağılmış sütü sadece kaynatmak da yeterli olmayacağından hamilelikte günlük şişe süt tüketilmelidir. Kontrol edilmemiş büyük ve küçük baş hayvanların etlerinden toksoplazma, şarbon, tifo bulaşma ihtimali yüksektir. Köpek balığı, kiremit balığı, uskumru ve ton balığının da civa oram yüksek olduğundan tüketilmemesi gerekiyor. Kirli sulardan toplanan midye bakteriyel enfeksiyonlar taşıyabildiğinden uzak durulmalıdır. Suşi gibi çiğ balık içeren yiyecekler de risklidir.

Beğen Paylaş Favori Yorum yap
Özay @ozay

Hamilelikte saç boyatmak ve makyaj yapmak bebeğe zarar verir

YANLIŞ! Anne adayları hamilelikte saçlarını boyatabilir ancak genel olarak kimyasal maddelerden kaçınılması gereklidir. Yapılan araştırmalara göre hamileliğin 3. ayından sonra saç boyatmanın sakıncalı olmadığı ortaya koyulmuştur. Makyaj maddelerinde ise minimal dozda kullanıldığı müddetçe bir sakınca görülmez. Üstelik anne adaylarının hamilelik süresince bakımlı olması ve kendini iyi hissetmesi de çok önemlidir.

Beğen Paylaş Favori Yorum yap